..
..

Berlin'e Hoşgeldiniz!

23/1/2009 · Kategori: TURİZM

BERLİN... 
SANAT SANATCI MÜZE VE EĞLENCE KENTİ


















Heyecan verici, yüksek tempolu Berlin her gün değişimi yaşayan bir şehir. Berlin'i yaşayın. Eşsiz kültürel olanakları, efsanevi gece hayatı, yemyeşil doğası ile şehrin keyfini çıkarın.

Büyük etkinlikler, festivaller ve spor olaylarını kapsayan program Berlin'i sene boyunca heyecan verici hale getiriyor: Berlin Uluslar rası Film Festivali'nden (Internationale Filmfestspiele) Kültürler Karnavalı'na (Karnaval der Kulturen), Berlin Maratonu'ndan (Berlin Marathon), Brandenburg Kapısı'ndaki (Brandenburger Tor) muhteşem yeni yıl kutlamalarına (Silvesterfeier am Brandenburg Tor)  Sekiz büyük senfoni orkestrası – bunlar içerisinde dünyaca ünlü Berlin Filarmoni Orkestrası – ve üç opera binası tüm dünya klasik severler için Berlin’i Eldorado yapmaktadır.(Yılda 772 opera gösterisi) Berlin fantastik eğlenceyi her varyasyonda yaşar ( muzikaller, kabareler, varieteler, festivaller ve partiler )

Bu şehir dünya kültür hazinelerinden Bergama sunağı veya ‘Berlin’in en güzel kızı’ Nofretete gibi, eski ve yeni, çağdaş sanat ustalarının birçok eserlerini, barındırmaktadır. yani eğlencenin en mükemmeli! Bundan dolayı Berlin bugün Avrupa’nın en heyecanlı yerlerinden bir tanesidir.

Berlin müzeleri Nefertiti'den Beuys'a kadar uzanan geçmiş dönem sanatı ile çağdaş sanat dönemi arasında yaşamış bir çok sanatçının eşsiz yapıtlarını ziyaretçilerine sunuyor.

Schinkel ve Knobelsdorff gibi ünlü mimarlar şehrin tarihi görüntüsünün şekillenmesinde rol alırken, Daniel Libeskind ve Renzo Piano gibi çağdaş mimarlar da modern Berlin'in oluşmasına katkıda bulundular.

Besleyicilik açısından kuvvetli yemekleri sevenler Berlin mutfağından hoşlanacaklardır. Aslında Berlin'deki restoranlar her damak tadına hitap ediyor. Gurma Tapınakları, çeşitli ulusların mutfaklarını tanıtan restoranlar, rahat kafeler sizi söz konusu mekanlara davet ediyor. Efsanevi Berlin geceleri ise önce kokteyl barlarda başlıyor, daha sonra diskotek ve gece klüplerinde günün ilk ışıklarına kadar sürüyor.

Avrupa'nın en fazla turist çeken şehirleri arasında gelen Berlin'de mutlaka görülmesi gereken yerlerin listesi olmadan gezmek başkentin bazı güzelliklerini kaçırmanıza neden olabilir. başkentte görülmesi gereken yerlerden bazılarını aşağıda bulabilirsiniz.

Alexanderplatz
Berlin’in en ünlü meydanı Alexanderplatz 18. yüzyılda hayvan satım alanı olarak kullanıldı. İsmini Rus Çarı Alexander'ın 1803'deki ziyaretinin ardından alan meydan, savaş sonrasında tamamen tahrip olmuş alan 1966-1971 yılları arasındaki çalışmaların sayesinde bu günkü görünümüne kavuştu. Alanın ortasında bulunan 1969 yılında inşaa edilmiş "Dünya Saati" ve "Dostluk çeşmesi", "Alexander Platz"ın sembolleri olarak gösteriliyor.

Berliner Dom
Petersdom’a protestan mezhebin cevabı olarak inşa edilmiş büyüleyici bir mimari yapıya sahip kilise, Berlin’in sembolleri arasında gösteriliyor. Kaiser Wilhelm II. tarafından 1894–1905 yılları arasında Julius Carl ve Raschdorff'un planlarına göre inşaa ettirilen yapıt savaş sırasında büyük hasar gördü. 1975 senesinde onarımına başlanan kilisenin bugünkü görünümüne kavuşması 18 sene sürdü ve 1993 yılında restorasyon tamamlandı.

Brandenburger Tor (Kale)
Berlin’de ayakta kalmayı başarabilmiş tek kale olarak başkentin en önemli simgelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Önceleri şehrin doğu-batı olarak ayrılmasını simgeleyen kalenin 1989’dan sonra tekrar açılışı yapıldı.

Friedrichstrasse
şehrin efsanevi caddesi olarak ön plana çıkıyor 3,5 km uzunluğundaki caddede oteller, kafeler, tiyatrolar gibi birçok önemli mekan yer alıyor. Yabancı ziyaretçilerin yoğun olduğu cadde yan sokaklarında bir çok ünlü bar ve club hizmet veriyor.

Gendarmenmarkt
Gendarmenmarkt Avrupa’nın en güzel meydanlarından biri olarak gösteriliyor ve Berlin ziyaretçilerinin olmazsa olmazları arasında bulunuyor. Burada Deutsche Dom, Französische Dom ve Konzerthaus (konser salonu) mimari detaylar ve güzelliğin uyumunu gösteriyor.  

Museuminsel(Müze Adası)
Spree nehrinde bir araya gelen beş önemli müzenin meydana getirdiği çok çeşitli ancak uyumlu müze bölgesi, farklı sanat dallarından keyif alan ziyaretçiler için bir buluşma noktası konumunda.

Unter den Linden
Berlin’in en ünlü caddesi, Berlin’in kalbi, „Brandenburger Tor“ ile kale köprüsünü birbirine bağlıyor. Başlangıçta atlı geçişler için kullanılan yol, 1573 yılında kaleden günümüzün Charlottenburg semtine, Lietzow’a ve Spandau’ya kadar uzanıyordu. 1701 yılında krallığın isteğiyle farklı açılardan yenilenen cadde, mimari açıdan sürekli modernize edilerek günümüze kadar geldi.

Weißensee Yahudi Mezarlığı
Weißensee yahudi mezarlığı Avrupa’nın en büyük mezarlarından biri olarak tanınıyor, 115.000 üzerinde Berlinli bu mezarlıkta yatıyor.

Görülmesi gereken diğer yerlerde:
Checkpoint Charlie
East-Side Gallery
Fernsehturm (Televizyon Kulesi)
Funkturm
Gedächtniskirche
Hackesche Höfe
Hamburger Bahnhof
Kurfürstendamm
Pergamon (Bergama Müzesi)
Potsdamer Platz
Reichstag (Almanya Parlamentosu)

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

Menü

.. ..

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım





YASAL UYARI : Bu Blog İçinde Yer Alan Yazılar Sadece Tavsiye ve Bilgi Amaçlıdır. Kesinlikle Tedavi Amaçlı Değildir. Uygulamaların Sorumluluğu Blog Sahibine Ait Değildir. Sağlık Sorunlarınız ve Tedavisi için Mutlaka İlgili Uzmana Başvurunuz.