acunla survivor tekrar baslıyor
15/2/2009 · Kategori: YASAM
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Şişt Sakin Ol, Bedenine Hakim Ol....
11/2/2009 · Kategori: YASAM
Sınavı düşündükçe kalbin yerinden çıkacak gibi atıyor, yüzün güneş gibi yanıyor ve ellerinde bir karınca ordusu dolaşmaya başlıyor... Peki, bunlar niye oluyor? Onları yenmek için ne yapmak gerekiyor?
Tüm yıl boyunca hazırlandığın sınava sayılı gün kaldı! Zaman daraldıkça, senin de için daralıyor! Yaşadığın yoğun stres nedeniyle bedenin de alarm vermeye başladı. Sınavı düşününce bile midene kramplar giriyor, yüzünü ateş basıyor... Bu seni feci halde korkutuyor! Ya sınav anında düşüp bayılırsan veya tuvaletini kaçırırsan! Paniğe gerek yok! Hangi durumda ne yapacağını bilirsen, kaygının yarattığı etkilerle kolayca savaşabilirsin:) İşte, reçeten...
Nefesin daralıyorsa...
Sınavı düşündükçe nefesin daralıyorsa ve kendini tıkanmış hissediyorsan, bunun sebebinin göğüs kafesinin çevresindeki kasların yoğun kaygı hissi karşısında gerilmesi olduğunu bilmelisin. Yaşadığın gerilime bağlı olarak göğüs kafesinde miniminnacık bir daralma meydana geliyor. Bu sırada akciğerlerinde yeterince hava olduğu halde, sen nefes alamıyormuşsun gibi hissediyorsun. Sakın korkma, çünkü istesen de nefes almadan duramazsın zaten:)
Ağzın kuruyorsa...
Dilin damağın birbirine yapışıyorsa ve ağzındaki kuruluk hissi seni feci halde rahatsız ediyorsa, demek ki fazla miktarda adrenalin salgılıyorsun! Bu durumla baş etmek için yapabileceğin en akıllıca çözüm ise, yanında bir şişe su bulundurmak.
El ve ayakların uyuşuyorsa...
Sık sık nefes alıp verirsen, kandaki karbondioksit seviyesinin düşmesini sebep olabilirsin. Bu düşüş sonucunda da el ve ayaklarında karıncalanma ve uyuşma gibi etkiler ortaya çıkabilir. Bu durumda yavaş yavaş nefes alıp vermeyi denemelisin. Eğer karıncalanma hala devam ediyorsa da, avuçlarını birleştirerek ağız ve burnunun üzerini çadır şeklinde kapatıp nefes alıp vermeyi deneyebilirsin.
Kalbin yerinden çıkacak gibi oluyorsa...
Kaygı ve gerilim, kalp atım düzenini de etkiliyor. Fazla heyecanlandığında kalbin alarm durumunda ortaya çıkan enerji ihtiyacını karşılamak için daha fazla kan pompalıyor ve bu yüzden de kalp atım sayın artıyor. Bu durumda da endişelenmene hiç gerek yok. Tek yapman gereken sakinleşmeyi denemek. Bir süre sonra kalp atışlarının kendiliğinden düzene girdiğini göreceksin.
Sık sık tuvaletin geliyorsa...
Kaygı arttığında, mesane kasları gevşemeye çalışır. Biz de bu durumu tuvalete gitme ihtiyacı olarak hissederiz. Sen de bu sıkıntıyı yaşıyorsan, sınava girmeden önce aşırı su içmemeye çalışmalı ve sınavdan önce mutlaka tuvalet ihtiyacını gidermelisin.
Bulanık görüyorsan...
O kadar çok çalıştın ki, sonunda gözlerin bozuldu işte! Şaka şaka:) Kaygımız arttığında göz bebeklerimiz biraz genişliyor. Böyle olunca da etrafı daha bulanık görmeye başlıyoruz. Ama panik yok! Avuç içlerinle gözlerini ovuşturarak masaj yaparsan, kısa bir süre sonra net görmeye başlarsın.
Yüzünü ateş basıyorsa...
Derimiz, kaygı ve gerilime karşı çok duyarlı. Sen de sınav öncesi yüzünün kızardığını, terlediğini veya alev alev yandığını hissedebilirsin. Böyle bir durumla karşılaşırsan, ellerini kullanarak yüzüne masaj yapmayı veya yüzünü yıkamayı denemelisin. Ayrıca kafanı bu soruna takma, unutma, önünde seni bekleyen daha önemli sorular var! Hem o an kimse senin yüzünle ilgilenmeyecek bile!
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Seks Yaşamının Rakamları...
9/2/2009 · Kategori: YASAM
Erkeklerin sekse bakış açısını rakamlarla mercek altına yatıran çarpıcı rakamların bazıları şöyle:
Sağlıklı bir erkek yaşamı boyunca 1 trilyon adet sperm boşaltıyor. Bu 17 litreye bedel. Evli erkek haftada 2.4 kez seks yapıyor. Bekâr erkek 2, sevgilisiyle yaşayan erkek 3 kez. Evli erkeklerin yüzde 80′i 70 yaşına kadar muntazam cinsel ilişkide bulunabiliyor. Sünnetli erkek sünnetsiz erkeğe oranla yüzde 25 daha fazla zevk alıyor.
Seks için ideal gün cumartesi
Erkekler için en ideal seks zamanı cumartesi gecesi. En az seks yaptıkları dönem ise pazartesi öğle saatleri. Erkeklerin yüzde 53′ü tanımadığı biriyle seks yapmayı hedefliyor. Kadınlarda bu istek yüzde 21. Bir erkek ortalama yılda 812 saat tamamen seksi düşünüyor. Yılda 26 saat seks yapıyor. Her üç erkekten biri ereksiyon sorunu yaşıyor. 50’sinden sonra bu sorun yüzde 300 artabiliyor. Erkeklerin yüzde 48′i erken boşalma sorunu yaşıyor. Gerisi ortalama 15 dakika dayanabiliyor.
Karanlıkta seks tercih ediliyor
Erkeklerin yüzde 43′ü çıplak yerine iç çamaşırı giyen kadınlardan daha fazla tahrik oluyor. Erkeklerin yüzde 61′i karanlıkta sevişmeyi tercih ediyor. Kadınların yüzde 57’si loş ortamı seviyor. Penis ereksiyon halinde ortalama 12.89 santimetre. Normal zamanda ise 8.85 santimetre. Yüzde 1′inin cinsel organı 20 santimden daha uzun. Erkeklerin yüzde 53′ü seksi dostlarına, kadınların ise yüzde 22’si seksi alışverişe tercih ediyor. Erkeklerin yüzde 31′i kadınların fiziğinden etkileniyor. Yüzde 3′ü ise zekasından. Erkeklerin yüzde 50’si cinsel ilişki sonrası uyuyor, yüzde 31′i sigara içiyor, yüzde 15′i yemek atıştırıyor. Televizyonu tercih edenlerin yüzde 71′i spor müsabakası izliyor.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BURÇLAR VE ÇİÇEKLER
4/2/2009 · Kategori: YASAM

Hangi burç hangi çiçekten hoşlanır
SÜMBÜL / KOÇ Koçun zamanı ilkbahardır. bu dönemde sümbülün çiçekleri ile mutlu olur. yumuşak pembe, mavi, mor ve beyaz renkler onu büyüler. ilkbahar çiçeklerini genelde kışın evde ve camın önünde yetiştirir. böylece onlarla haftalarca mutlu olabilir.
GÜL / İKİZLER İkizlerin sembolüdür. çiçeklerin kraliçesi özellikle ikizleri etkiler. ikizler sadece onun çekiciliğini değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.
ORKİDE / ASLAN Yükseği seven aslan çiçeklerde de gösterişli olanlarını sever. orkide bu yüzden favorileri arasındadır. büyüleyici ve alışılmadık renkler onu fazlasıyla etkiler. egzotik güzelliği ile bitkiler ailesinin en büyük üyelerinden olup 25.000 den fazla vahşi büyüyen çeşidi vardır.
DALYA / TERAZİ Çok şık olan terazi barok güzelliğe sahip dalyaları tercih eder. basit, yarı veya tam dolu dalya çeşitleri değişik renkli ve yapraklıdır. türleri her geçen yıl artmaktadır.
ZAMBAK / YAY Güzel şekli ve hoş kokusu ile yayı büyüler. ilk tercihi beyaz kral zambağı olsa da kırmızı ateş zambağı alaca renkli Türk zambağı ona mutluluk verir.
KARDELEN / KOVAKardelen kıştan sonra ilk olarak açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa güzel kokular yayan bu çiçeği çok sever.
LALE / BOĞA Yaşama sevinci ile dolu olan boğa, canlı renklere sahip çiçekleri sever. laleler içinde en geniş seçeneğe sahiptir. farklı tonlarda bulunduğu gibi değişik şekillerde de elde edilebilir. eğer bir bahçesi yoksa laleler ile dolu bir vazo da yeterli olacaktır.
AKDENİZ LALESİ / YENGEÇ Akdeniz'den gelen anemon güçlü renkleri ile yengeci büyüler. yengecin yaşam tarzında olduğu gibi anemonlar da kendilerine özgüdür. rahatsız edilmeden küçük gruplar halinde yetişirler. küçük veya taşlı bahçelerde.
MARGİT / BAŞAK Bakımının kolay ve her yere uyması sebebiyle margit başak için uygun çiçek dostudur.renkli ve parlak beyazı ile dikkat çeker. başağın balkonda veya bahçedeki tercihi renkli türleridir.
EŞEK DİKENİ / AKREP Akrepler hareketi sever ve her boş zamanlarında gezi ve yürüyüşler yapar. bu sırada dağlarda bulunan dikenlerin güzelliği ilgisini çeker. centiyane gibi diğer dağ çiçekleri de onu büyüler.
AMARİL / OĞLAK Çalışkan oğlak uzun boylu amarilleri sever. ilk tercihi kırmızı çiçekli çeşididir. kendisi gibi ona da özen gösterir ve gelecek yılda da çiçek açmasını sağlar.
NERGİS / BALIKİlkbaharda balığın doğumu ile sarı renkli nergislerin de çiçekleri açar. ilkbahar çiçeği ünvanı ona aittir. özellikle trompet nergisi parlak sarı rengi ile büyüleyicidir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
14 Şubat Sevgililer Günü Öyküsü....
3/2/2009 · Kategori: YASAM

14 Şubat Sevgililer Günü'nün Öyküsü Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.
EVLİLİĞİ YASAKLADI
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.
Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.
GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER
Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.
Bir gün sorar;
- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;
- "Evet, herbirini."
Julia;
- "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;
- "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;
- "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
- "Valentinus, görüyorum, görüyorum."
14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)
Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.
GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ
İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.
Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.
Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
İNTERNETTE BURÇLAR NE YAPAR?
28/1/2009 · Kategori: YASAM
Sevimli koç burçları genelde messengerda takılır. Koç burcu bayanı messengerdan bir koca bulacağı hayaliyle yanıp tutuşa dursun. Tüm arkadaşlık sitelerinde koç burçlarını görmek mümkündür. Bikere evde kaldıklarına kendilerinin sevilmediğine inanmış bir burçtur. Dostlukları kuvvetli olsada. Sanal dünyada mutlu yuvanın özlemi içersinde yanıp tutuşur. Koç burcu kadının messenger iletisinde “Meşgulum börek yapıyorum” yazısını sıkça gördüğümüz gibi. Koç burcu erkeğinin ne dinliyorum özelliğinde Çelik- Benimle evlenir misin? Şarkısı sıkca duyulur.
BOĞA
Boğa burcu msnden pek tad almaz bunun yerine internette nefes almaksızın para kazanmanın yollarını arar. Kimi duyumlara göre Venüsün çekimi ile porno sitesi kurma ihtimalleri yüksek olan rivayetlere kurban gitmiş sabıkalı bir burçtur.
İKİZLER
İkizler burcu ise Zodyağın en kıl burcudur.Varsa yoksa forumlarda rep peşinde koşan keza sevilen sevimli bir burçtur. Değişkendir sohbet odalarında bir gün psikolog sonra ki gün astrolog abartıp ürolog bile olabilir.
YENGEÇ
eee artık yorulduk bu burcun duygusal krizlerinden. Msn aleminin en sulu göz zodyağımn en karamsar burcudur. Gothic resimlerle avatarını süslerken Spacesnde, blogunda hayata hep bir isyan hep bir dert yanma havası içine düşmüştür. Beklentileri sabittir. Bir gün bu sanal illetten kurtulacağına inanır.
ASLAN
Tü tü tü maşşşşşşalah Sanal alemin reel alemin en favori burcudur. Tü tü tü kırk binn kere maşallah Aslan burcunu googleda kendini ararken,Messenger iletisinde kendini överken. Messengerına kendi kendini ekleyip kendini izlerken bulabilmeniz çok doğal. 24 saat messengerı açık gezen her an biri kendini övecek diye bekleyen manyak bir burçtur.
BAŞAK
Tipik titiz başak virüs programıyla her gün her saniye bilgisayarının içini dışını temizler. Abartır kasayı açar elektirikli süpürgeyle içini temizler. İletisini temizler listesini temizler elinde vileda sopasıyla chatleşir. İletilerinde genellikle sıkça hemen hemen her zaman “Temizlik yapıııoooorummm gellcemmmm” şeklinde tuhaf şeyler yazar.
TERAZİ
En gıcık burçtur kendileri. Çünkü photoshopu kapanmaz varsa yoksa resim çizim onun bunun resmini düzelteyim. Bir kez dedik ya Teraziler el hünerleriyle meşhurdur diye illa cıvığını çıkartırlar. Forumlarda enttellektüel sohbetlere dalıp hayatın gerçekliğinin sanal oluşundan bahsedip enteresan bir felsefeye dalarlar. Bunları genelde şiir sitelerinde resim sitelerinde yorum yaparken görülür. feci derecede yeteneklilerdir.
AKREP
Aman aman evlerden ırak. Bunların işi gücü site çökerteyim msn kırayım şifre çalayım. Hayırlı bişey yapıp msnden zevce bulup nikah kıyayım demezler. Hackerdırlar. Onu bunu önüne gelen ne varsa kırarlar. Sevilmezler kimliklerini gizlerler. İllet bir burçtur.
YAY
Yay burcu kıskançlığı ile tanılan gevşekliği ile terkedilen bir burçtur. Sohbet odalarından çıkmazlar. Yay burcu erkeğinin zaafları “su_perisi, izmirli_güzel_kız20, prenses_18” bu nicklere aşırı zaafları olduğu gibi sanal alemin don juanı olarak bilinir.
OĞLAK
Bir oğlağı sanal alemde tanımak çok kolaydır. MEssengerı durmadan açılıp kapanır. Sebebi ise annesi durmadan “yatttt artıkkk” diye bağırdığı için. Burçta tırsma eğilimleri gözlenir. Ve burç kendini resetler. Genelde sanal alemde bulduğu karşı cinsle buluşmaya gider. Dağ tepe bayır çayır dinlemez gider buluşur ve listesinden engeller. Ayran gönüllüdür. İletisine aldanılırsa yazık olabilir.
KOVA
Kova burcunu sanal alemde tanımak çok zordur. Gizemli bir havası vardır. Bu burcun asla ne dinlediğini öğrenemezsiniz. Açmaz. İletisi kısa ve özdür artı sosyaldir. Burç genelde geceleri onlıne olur sabah ezanıyla kendini resetler.
BALIK
Balık burcunun en belirgin özelliği sanal alemdeki oynadığı oyunlardır. Zira Onu chat yaparken nadir görürsünüz. Kendini sanal oyunlara adapte eder. Durumu sürekli Dışardadır Otomatik msjnda “Oyun oynuyorumm yazın cevap veriririm”yazar ama cevap verdiğine henüz rastlanmamış ender kozalak burçlardandır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::