Bu Kelimelere Dikkat...
13/6/2009 · Kategori: TEKNOLOJI
İnternet aramalarında bazı kelimelerin virüs tehlikesini artırdığı ortaya çıktı.
Merkezi ABD'de bulunan bir anti-virüs yazılım şirketi, 5 büyük arama motoru Google, Yahoo, Live, AOL ve Ask'da 2600 popüler sözcüğü inceleyerek ve 413 bin web sayfasını analiz ederek, internetin en tehlikeli kelimelerini tespit etti.
"Free" (bedava), "music" (müzik) ve "download" (indirme) kelimeleriyle yapılan aramaların kötü amaçlı yazılım riskini artırdığını belirleyen uzmanlar, arama çubuğuna "free music downloads" yazmanın internette sörf yapanların virüs riskini yüzde 20 artırmasına neden olduğunu buldular.
Firma yetkilisi, sadece bir yıl içinde kötü niyetli yazılım olarak adlandırılan virüslerde çok büyük değişiklikler olduğunu belirterek, "Bodrumunda virüs hazırlayanlardan, organize siber suçlara, terörizm ve diğer organize jeopolitik saldırı biçimlerine kadar virüsler tespit ettik" dedi.
Uzmanlar, "Screen saver (ekran koruyucu), free games (bedava oyunlar), work from home (evden çalışma), olympics (olimpiyatlar), videos (videolar), celebrities (ünlüler), music (müzik) ve news (haberler) kategorilerinin en yüksek virüs bulunma riskine sahip olduğunu belirtti.
Ayrıca, "word unscrambler (kelime şifresi çözücü), lyrics (şarkı sözleri), myspace, free music downloads, phelps, game cheats (oyun ipuçları), printable fill-in puzzles (bulyap yazdırma), free ringtones (bedava cep telefonu melodisi) ve solitaire de (iskambil falı) en riskli sözcükler arasında yer alıyor.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Türkiye’nin ilk OLED TV’si Sony’den
29/5/2009 · Kategori: TEKNOLOJI
Sony Eurasia, dünyada ilk olma özelliğini taşıyan OLED (Organic Light Emitting Diode) TV teknolojisini, yeni BRAVIA XEL-1 ile Türkiye pazarına sunuyor.
Sony’nin kendinden aydınlatmalı ekrana sahip yeni XEL-1 serisi OLED (Organic Light Emitting Diode / Organik Işık Yayan Diyot) televizyonları.
Bir yan ve arka aydınlatma sistemine ihtiyaç duyan geleneksel LCD TV’lerin aksine, kendi ışık yayılımlarını kontrol eden OLED TV’ler, bir piksel (ekranda bulunan üçlü nokta grubu) söndüğünde gerçek siyah renge dönüyor. Bu şekilde arka aydınlatmadan oluşabilecek tonlama farkları ortadan kalkıyor.
Organik ışık yayan diyot teknolojisi sayesinde, 1.000.000:1’den yüksek kontrast oranına (siyah ile saf beyaz arasındaki fark) sahip olan OLED ekranlar, geleceğin görüntüleme teknolojisi olarak tanımlanıyor.
Sony’nin Türkiye pazarına sunacağı ilk OLED TV olacak ürün XEL-1, 11 inç (28cm) diyagonal büyüklüğe sahip. En ince kenarında 3mm inceliğe kadar ulaşan ekranı, Fine Motion görüntü işlemcisiyle ekranda akışkan görüntüleri oldukça net gösteriyor.
OLED teknolojisinin oldukça yeni olmasından ötürü henüz büyük ekran ebatlarında seri üretim yapılamıyor. Bu nedenden dolayı ekran ebadı büyük olmayan üründe, iki HDMI bağlantısı, dijital ses çıkışı ve MPEG4 AVC-HD, DVB-T ve DVB-C biçimlerini destekleyen dijital tarayıcısı bulunuyor.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
SMS neden 160 karakter?
10/5/2009 · Kategori: TEKNOLOJI
Kısa mesaj neden 160 karakter ile sınırlı? Niye 150 veya 200 değil de 160? İşte nedeni
SMS gönderirken 160 karaktere sığmakta zorlanıyorsanız bunun suçlusu ile tanışmaya hazırlanın
Kısa mesaj günümüzde özellikle genç kullanıcıların vazgeçemedikleri bir özellik. Fakat bir de şu 160 karakter sınırı olmasa... Sırf bu yüzden pek çok kullanıcı kısaltmalar kullanmak zorunda kalıyor. Ama neden kısa mesaj 160 karakter ile sınırlı? Niye 150 veya 200 değil de 160? Bunun sebebinin teknik bir zorunluluk ile ilgili olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat işin gerçeği, bu 160 karakter sınırının herhangi bir teknik sebebi yok. Bunun tüm suçlusu Friedham Hillebrand adlı bir Alman.
1985 yılında, iletişim araştırmacısı olan Friedham Hillebrand ve bir kaç meslektaşının önemli bir görevi vardı. Görevleri taşınabilir telefonların görüntüleyebilecekleri metin tabanlı mesajlar ile ilgili standartları oluşturmaktı. Hillebrand bir mesajın en fazla kaç karakter içerebileceğine karar vermeliydi. Daktilosunun başına oturdu ve yazmaya başladı. İnsanların bir kısa mesajda yazmaları muhtemel rastgele notlar ve sorular yazarak bütün bir kağıdı doldurdu. Sonra bu notların hepsini okudu. Görünüşe göre 160 karakter her kullanıcı için fazlasıyla yeterli olacaktı ve o günden sonra 160 karakter standart olarak kabul edildi. Vatan
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
112 Acil yardım servisi
13/4/2009 · Kategori: TEKNOLOJI
BBP Genel Başkanı Muhsin
Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasının
ardından 112 Acil yardım servisine nasıl ve hangi koşullarda ulaşılabileceği
konusu da gündeme gelirken, bu konuda toplumdan birçok kişinin bilgi sahibi
olmadığı belirtildi.
Buna göre, İl sağlık müdürlükleri bünyesinde kurulmuş olan 112 Acil
Yardım servisleri, sabit telefonlardan, ankesörlü veya cep telefonlarından
ücretsiz aranabiliyor.
Teknolojinin sunduğu imkanlar doğrultusunda 112 servisini aramak için
şarjı olan herhangi bir cep telefonu yeterli. Acil yardım servisine içinde sim
kart ve kontör bulunmayan bir cep telefonundan da ücretsiz olarak ulaşılıyor.
Acil yardım servisleri, dünyanın birçok ülkesinde kullanıldığı için cep
telefonları bu numaraya otomatik olarak kodlanıyor ve acil çağrı yapılıyor.
Turkcell'in çözüm ortağı Teleses Yönetim Kurulu Başkanı Recep Uzelli, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, birçok kişinin pahalı ve özellikli cep telefonu
almasına rağmen, bu telefonların teknik özelliklerini yeterince bilmediğini ya da
kullanmadıklarını söyledi.
Toplumdaki üst düzey kişilerin bile cep telefonlarının sadece "yes" ve
"no" tuşlarını kullandığını, diğer özelliklerini bilmediğini anlatan Uzelli,
"Teknolojinin bize sunduğu nimetleri kullanmayı bilmiyoruz" dedi.
Herhangi bir acil durumda cep telefonuyla 112 servisinin aranması
noktasında birçok kişinin bilgi sahibi olmadığını dile getiren Uzelli, 112
servisini aramak için şarjı olan herhangi bir cep telefonunun yeterli olduğunu,
içinde kontör olmayan veya sim kartı bulunmayan cep telefonlarından da 112'nin
aranabildiğine işaret etti.
-TUŞ KİLİDİNİ AÇMAYA BİLE GEREK YOK-
Her operatörün bunu sağlamakla yükümlü olduğunu ifade eden Uzelli, 112'yi
aramak için cep telefonunun tuş kilidini bile açmaya gerek olmadığını belirtti.
Cep telefonu operatörünün sinyalinin alınmadığı durumlarda telefonun
kapatılıp, pin ekranı geldiğinde 112 servisinin aranabileceğini anlatan Uzelli,
böylece en yakın ve en iyi sinyalin alındığı baz istasyonunun kullanılabildiğini
kaydetti.
-"112'Yİ ARADIĞINIZDA NET İFADELER KULLANIN"-
Öte yandan, sistemin diğer yanına bakıldığında ise 24 saat hizmet veren
112 Acil Yardım servisi komuta merkezlerinde çalışan kişi sayısı il nüfusuna göre
değişiyor.
Günün hangi saati olursa olsun 112 arandığında gerekli görülen durumlarda
belirtilen adrese 1 doktor, 1 sağlık personeli ve 1 şoförden oluşan ekip ile tam
teşekküllü ambulans yollanıyor.
Yetkililer, acil bir durumda 112 acil yardım servisi arandığında
karşıdaki görevliyle sakin şekilde, net ifadelerle konuşulmasının önemine işaret
ediyor.
Yardım talep edilirken yer tarifinin iyi yapılması gerektiğini ifade eden
yetkililer, etrafta bulunan market, okul, cami, karakol gibi ayrıntıların
belirtilmesinin söz konusu yere daha hızlı ulaşmak için önemli olduğuna dikkati
çekiyor.
Yetkililer ayrıca telefondaki 112 görevlisine hastalığın veya
yaralanmanın tarifinin yapılması, hasta veya yaralı sayısı ile arayan kişinin
adı, soyadı ve telefon numarasının bildirilmesi, aksi söylenmedikçe telefonun
kapatılmaması gerektiğini belirtiyor.
-"112, TELEFON OPERATÖRLERİNDEN BAĞIMSIZ"-
112 servisinin çalışma sistemiyle ilgili bilgi veren yetkililer, şunları
kaydetti:
"112'yi aradığınızda karşınıza, bulunduğunuz ilin merkezindeki komuta
kontrol merkezi çıkar. Yani hangi şehirden arıyorsanız o şehrin 112 görevlisi
karşınıza çıkar. Cep telefonunun 112'yi arayabilmesi için en az bir şebeke
tarafından sinyal alması gerekiyor. Örneğin telefonun operatörü Turkcell ve
bölgede Turkcell'in baz istasyonu yok. Doğal olarak telefonla hiçbir yer aranmaz
ancak çevrede Avea veya Vodafone operatörlerinden herhangi birinin baz istasyonu
varsa cep telefonu bu baz istasyonunu kullanarak acil çağrı yapabilir. Yani 112,
telefon operatörlerinden bağımsızdır."
Yetkililer, 112 arandığında telefon numarasının göründüğünü ancak arayan
kişinin yerinin görünmediğini belirterek, yer tespiti için yasal prosedürün
gerektiğini belirtti.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
LCD alırken dikkat etmeniz gerekenler...
8/4/2009 · Kategori: TEKNOLOJI
Yeni bir ürün satın almadan önce o ürün hakkında detaylı bilgiye sahip olmanız gerekir. Türkiye’de çoğu kişi henüz lcd’nin ne olduğunu bilmeden LCD ürünlerini satın almış durumda. Ülkemizde LCD tv’lerde deki görüntü bozukluğunun sebebi aktarılan görüntü ratio’nun şuan ki lcd ekranlar tarafından desteklenmemesinden kaynaklanmaktadır. İşte lcd tv alırken dikkat etmeniz gereken hususlar;
Ekranın ratio’su-oranı; misal 4:3 gibi. Oyun ve filmler için dikkat etmeniz gerekebilir. Ölçeklenme problemleri olabiliyor.
Ekranın native-doğal çözünürlüğü: 17 ve 19 inçler için(Eizo gibi birkaç istisna 19 inç dışında) bu çözünürlük 1280×1024. Daha büyük LCD panellerde ise 1600×1200. Elbette oyun oynarken kartınız elvermediği için 1024×768′e dönerseniz enterpolasyon söz konusu. Bazı ekranlar da ekstra filtreler var, rahatsız etmiyor ama çoğunda da yok. Dikkat.
Ekranın sinyal dönüştürücüsü (inverter) kaç bitlik? Bu renk tayfının ne kadarını sunabildiğini sınırlayan bir etken! Grafikerler için çıkartılan ekranlarda (Eizo gibi) tepki süresi kötü oluyor ama bu parçaya önem veriyorlar. Inverter maliyette büyük etken olduğundan firmalar kesinti yapıyor. 16.2 milyon yerine 16.7 milyon renge bkz(önemli ise). Renk bahsinde detayı işleniyor, bkz.
Garanti kaç yıl? Yerinde garanti var mı?
Beğenmezsem iade ? (webden alacaksanız iade şansınız var)
Ölü-bozuk piksel garantisi var mı? O kadar para veriyoruz yazık olur. 1 kötü piksel bile acayip sinir bozucu olacaktır.
OSD yani ekran menüsü var mı yok mu? Linux kullanıyorsanız parlaklığı yazılımla kontrol eden bir monitör sizin için kabus olacaktır!
Griden-Griye tepki süresi. Bu tepki süresi mevzuları için testlere bkz. Üreticiler aynı paneli kullansalar da pazarlama stratejilerine göre ekranın ortalama tepki süresini değil de en düşük değerini yazabiliyorlar. Xbitlabs-THG-Anand gibi sitelerdeki tepki süresi grafiklerine bakmanız yeterli!
Görmeden asla ALMAYIN! Vatan, Teknosa, Bimeks gibi “sergi” alanları + gerekirse distribütörlerin kapısını aşındırın.
Ne kadar ısınıyorlar el ile kontrol edin.
Ölü piksel için “parmak ile oğuşturma” işe yaramaz.
DVI çıkışı tercih edin! Analog çıkış ile yetinmeyin. Farkı görünce siz de DVIci olacaksınız. 17 inç ekranlar için Analog DVI’dan ne kadar farklıdır sorusunun cevabı pek net değil, fark göremeyenler de var gördüğünü iddia edenler de. Bütçeniz düşükse 17 inç ekranlarda analog tercih edilebilir. Son günlerde Analog sinyal prosesi oldukça geliştiğinden bazı modellerde ancak profesyonel kullanıcılar aradaki farkı “farkedebiliyor”.
Her kullanıcının gözü ve hassasiyeti farklıdır, unutmayın. Her zaman kendiniz son testi yapın. Yorumlara dikkat edin.
Yansıma önleyici Kaplama. Silerken dikkat edin. Alırken de. Renkleri ve görüntüyü olumlu-olumsuz yönde etkileyebilir.
Arka panel ışığı üniform (her yerde eşit) dağılıyor mu?
Tepki süresi: Üretici 20′lik panele 16 diyebilir. Bu o panelin inebildiği minimum değerdir ama sürekli bu hızda çalıştığı söylenemez. 30ms’yi de bulabilir tepki süresi. Bunu iyi anlamak için tepki süresi kavramını ve nasıl ölçüldüğünü vesaireyi de bilmek lazım.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Folyo inceliğinde hoparlör
6/4/2009 · Kategori: TEKNOLOJI
İngiltere'deki Warwick Üniversitesi mühendisleri sadece 0.25mm kalınlığında esnek ve farklı yüzeylere uygulanabilir hoparlör üretti. Özellikle umuma açık alanlarda bilgilendirme için kullanılması planlanıyor.
Ses kaynağının platformdan, mekandan ve cihazlardan bağımsız bir şekilde üretilmesi farklı açılardan birçok dezavantaja sebep oluyor. Artan maliyetler, her yere kolayca entegre edilememesi gibi sorunlar Warwick Üniversitesi mühendislerinin geliştirdiği folyo inceliğindeki esnek hoparlörlerle tarih olabilir. Oldukça hafif ve düşük maliyetli olan hoparlör sadece 0.25mm kalındığında. Esnek olması da kullanım alanını inanılmaz boyutlarda genişletiyor. Bu özellikleriyle araç içinde tavana, ev ve iş yeri duvarlarına veya estetik bir şekilde duvardaki bir tabloya uygulanabilmesini sağlıyor. İngiltere'deki Warwick Üniversitesi tarafından faaliyeti sürdürülen Warwick Audio Technologies firması bünyesinde geliştirilen ürüne 'Flat, Flexible Loudspeaker' (FFL, düz, esnek hoparlör) adı verilmiş.
Warwick Audio Technologies CEO'su Steve Couchman, şu an evlerde ve araçlarda kullanılan hoparlörlerin yerini alabileceği görüşünde. Ayrıca umuma açık alanlarda kullanılan anons ve bildiri sistemleri için de büyük avantaj. "Bunun gerçekten yenilikçi bir teknoloji olduğunu düşünüyoruz. Boyutları ve esnekliği oldukça dar alanlarda uygulanabilir olmasını sağlıyor. Otomotiv firmaları hafifliği ve inceliği konsolda baş seviyesinin altında değil yukarıya entegre edilebilir olması sayesinde yakından ilgileniyor." diyor.
Daha esnek, daha iyi ses yayını
Mevcut tüm hoparlörler kaynaktan gelen elektrik sinyalini ses dönüştürme yoluyla çalışır. Genelde sinyal manyetik alan yaratmak için kullanılır, bu da mekanik bir koni içerisinde titreşime dönüştürülerek ses oluşturulur. Warwick Audio Technology'nin geliştirdiği FFL teknolojisi ise ince, iletken ve izole malzemelerden üretiliyor. Elektrik sinyaline maruz kaldığında materyalin kendisi titreyip sesi üretiyor. Katmanlardan oluşan hoparlör sinyali yayarak tüm malzemenin titreyip sesi doğrusal olarak yaymaya başlıyor.
Teknoloji hazır
FFL ilk olarak Dr Duncan Billson ve Profesör David Hutchins tarafından geliştirilmiş. İki ince folyo arasında pişirme kağıdından bir izolasyon katmanı ekleyen mühendisler ses üretmeyi başarmışlar. O günden beri üzerinde çalıştıkları teknolojiyi hem tasarım hem performans açısından çok geliştirdiler. Şu an teknolojinin ticari uygulamaya hazır olduğunu belirtiyorlar. İlk ticari ürünün bu yıl içerisinde kullanılmaya başlamasını hedefliyorlar.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::